İçimde büyük bir boşluk hissediyorum? Neden? Kim olmayı isterdiniz?

İçimde büyük bir boşluk var ve neden diye soruyorsanız; bugün burada bu konuya bambaşka bir bakış açısı geliştirmeyi hedefleyerek çalışmaya başladım.

Aslında o kadar da kötü değil içimizdeki boşluğun bir biçimde ağzımızdan çıkışı. Psikolojik olarak farklı tanımlamaları ve bazı duygu eksiklikleri sebebiyle hissediliyor olsa da bu his, bir fizik gerçekliğini de doğrular. Bizler sistemlerden oluşuyoruz, sistemler organlardan, organlar organellerden, organeller hücrelerden ve hücreler atomlardan oluşuyor. Bilimin bugün ulaştığı noktada atomlar atom altı parçacıklardan oluşuyor ve tam şu an bahsettiğimiz altom altı parçacık hacminin çoğunluğu da BOŞLUK’tan oluşuyor. İçimizde oluşan boşluğun hissi ile temelde bir fizik teorisini teyit etmiş oluyoruz. İçimizdede bir boşluk var

ÇÖZÜMÜ SEVGİDE ARAMALIYIZ

Duygusal olarak da bir düşünmemiz gerekirse SEVGİ’de aramalıyız çözümü. Bu bize verilen, öğrendiğimiz veya öğrenemediğimiz, bağlı olarak verebildiğimiz veya veremediğimiz SEVGİ’de. Kendimizi sevmemizde dostlarım, kendimizi koşulsuz tam da var olduğumuz şekilde kabul edip sevmemizde. Evrenin en büyük sırlarından birisi SEVGİ’dir. En büyük GÜÇ’tür kanaatimce. Ve insanlığın da en çok teğet geçip hayat akışında en çok atladığı duygudur. “Mışçasına” duygular içerisinde en çok başka hisler ile SEVGİ’nin ne olduğunu karıştırırız. Ego sebepli, vicdan sebepli belki utanç sebepli -mış gibi yaptığımız tüm duyguları SEVGİ imiş sanırız ve kendimiz gibi içi boşaltılmış bir de SEVGİ oluşturmuş oluruz.

Bu SEVGİ her şeye rağmen yaşama karşı duyulan aşkımızda da gizlidir. Hayata karşı tutumumuzda barındırır kendisini yaşadığımız ve yaşayacağımız her şeyin bir plan çerçevesinde olduğuna duyduğumuz inançta. Hayatımızı yaşadığımız her şeyin bizim ve bütünün iyiliğine olduğu gerçeğin farkındalığında devam ettirmekte de saklıdır SEVGİ. Konuyu somutlaştırmaya çalışalım içimizde hissedemediğimiz sevgi vücudumuzda enerjetik olarak doldurması gereken alanları dolduramamakta ve buna bağlı olarak biz büyüdükçe boşluğumuz da bizimle birlikte büyümektedir. Bu bizim yaşam ile olan bağımızın gittikçe zayıfladığının bir göstergesidir. Ne zaman isyan edip, ne zaman vazgeçmeye başlarsak o zaman bağımız iyice zayıflar ve o boşluk bizi içerisine çekecek güçte bir kara deliğe dönüşür.

KARA DELİĞİN İÇERİSİNDEKİ BİLGİ

Bilinmesi gereken ve asla umudumuzu kaybettirmememizi sağlayacak olan bilgi ise tam o kara deliğin içerisinde mevcuttur. Hep oradadır, sadece bulup çıkartmamızı bekler. Sadece ufak bir bakış açısı farklılığına ihtiyacı vardır.

KİM OLMAK İSTERDİK?

Dikkat etmeliyiz dostlarım dikkat; düşündüğümüze, hissettiğimize ve cümlelerimize. Evren adildir. Ne istersek bize onu verecektir. Kim olmak istiyoruz? Hiç bir sınırımız olmasaydı, hiç bir şekilde bir engelimiz olmasaydı kim olmak isterdik? Hiç kimsenin yargılamayacağını bilsek, hiç bir kültüre karşı olacak bir durum yaratma ihtimalimiz olmasa kim olmak isterdik? Tüm kapılar önünüzde açık olsa, tüm yollar açık olsa kim olmayı isterdik? Şu an olduğumuz kişi olmak ister miydik? İşte bunlar hayatımızın kritik sorularıdır.

Bu sorulara verdiğimiz cevaplar şimdiki kendimize çıkmıyorsa hayat amacımızı bulamamışız demektir. Bu hayat planında hayata geliş amacını bulamamış kendini bu anlamda hayat, insanlık, doğa için önemli kılamamış olan kimse için o boşluk içeride daha çok büyüyecektir. Çünkü içerisine doğduğumuz parçası olduğumuz gezegenimize bencil yaşamlar sebebiyle gelmiş olamayacağımız fikri hepimizin DNA’sında bilgi olarak bulunmaktadır. Hücrelerimiz gen boyutunda bunu biliyorken, biz bilinç düzeyimizde amaçsızlığa düşmüşsek, içerisi ve dışarıda görünen ile çatışma başlar bu da bizi mutlak kaosa ilerletir. Bağlı olarak zincirleme mutsuzluk reaksiyonları gerçekleşir. Bu kaybolmuşluk ile yaratabileceğimiz tek gerçeklik ancak bir daha ve bir daha kaybolmak olabilir. Çünkü benzer benzeri çeker. Evren her zaman EVET der.

EVRENDEN İSTEMEK…

Bu gerçekliğin ışığında yani aslında işimiz bir yandan da çok kolaydır ve artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Şu zamanlarda bilincimiz çok daha hızlı açılıp, kısa zamanda yol kat edebiliyor. Evren bize her düşüncemiz her ağzımızdan çıkan kelime için cevap olarak evet diyor ise; neden hep istemediklerimizi söylemeye devam edelim ki? Hayatımızda ne istiyorsak onu düşünelim, bize ne çekmek istiyorsak önce biz o olalım. Bir kere anlaşıldı mı arkası çok daha hızlı çok daha inançla gelecektir. Evren her zaman yanımızda. Işık her zaman yanımızda. Kutsal olan her zaman yanımızdadır.

Şimdi isteklerimizi talep etme ve tüm enerjimizi kendimiz ve birliğimiz için iyi olana yönlendirmenin zamanıdır. İçimizdeki boşlukların hepsini her birimizdeki kara delikleri birbirimize sarılarak geçirmenin tam vaktidir.

Neşeyle, sevgiye, merakla… gaia

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gaia fa - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak haberkipi.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan haberkipi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler haberkipi.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı haberkipi.com değil haberi geçen ajanstır.



Ankara Markaları

haberkipi.com, Ankara ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (312) 336 17 56
Reklam bilgi

Anket Koronavirüs aşısı yaptıracak mısınız?