Çok sevilen Mahmut Hoca'nın film gibi merak edilen hayatı!

Hababam Sınıfı'nda "Tüccar değil, eğitimciyim ben" diyen Mahmut Hoca, Bizim Aile filminde "Beyim sana iki çift lafım var" diyen Yaşar Usta olarak tanındı. Mavi Boncuk'tan, Gülen Gözler'e, Neşeli Günler'den Gırgıriye'ye kadar toplam 200'den fazla filmde oynayan Münir Özkul'un hayatı da faynı filmler gibiydi.

Hababam Sınıfı'nda "Tüccar değil, eğitimciyim ben" diyen Mahmut Hoca, Bizim Aile filminde "Beyim sana iki çift lafım var" diyen Yaşar Usta olarak tanındı. Mavi Boncuk'tan, Gülen Gözler'e, Neşeli Günler'den Gırgıriye'ye kadar toplam 200'den fazla filmde oynayan Münir Özkul'un hayatı da aynı filmler gibiydi.. Münir Özkul "En özgür hissettiğim yer" dediği akıl hastanesine 13 kez yattı.

Evinde yaşadığı çaresizliği Münir Özkul'un eski eşi Suna Selen, Alev Gürsoy'a anlattı;

"Kurtuluş'ta küçücük bir evde oturuyorduk. İmkanlarımız feci kısıtlıydı. Ben sokakta bir köpek bulmuştum, kendi boğazımızı zor doyururken, onu da ailemize dahil ettim. Bir gün üst kattan bir komşu, köpeğimize ciğer parçaları getirdi. O an 'Acaba ciğerleri köpeğe mi versek, yoksa biz mi yesek?' sözlerini söyledi. Sonra vicdanımız ağır bastı. Bizim yememiz namuslu gelmedi. Köpeğe yedirdik, biz aç kaldık..."

Münir Özkul'un hayatında çoğunlukla alkol vardı ve onunla boğuşmakla geçti zamanı.. Münir Özkul, 1981 yılında Ses Dergisi'ne yaşadıklarını şöyle anlatmıştı:

"Toplumla çok güç anlaşıyorum. Benim gibi toplumla sorunu olan insanlara ilgi duyarım. Bunun en sivri ve en tipik örneklerine meyhanelerde, akıl hastanelerinde ve sanat çevrelerinde rastladım. Onun için akıl ve ruh hastanelerine karşı daima sempati duymuşumdur. Akıl hastaneleri en özgür olduğum, her şeyi objektif görebildiğim tek yerdir. Orada rahata ererim. Kafam art arda gelen birçok problemi çözebilecek yapıda değildir. Orada bütün problemleri bir sıraya koyar ve çözümlerim..." sözlerini söyledi.

Kendini sıkılgan biri olarak tarif eden Münir Özkul, bir dönem de şizofreni (halüsinasyonlar, sanrılar görülen bir ruhsal hastalık) eğilimi gösterdi. Gittiği doktorların yardımcı olamadığını gören ünlü oyuncu, kendi kendini tedavi etmeye başladı. Kulağına garip sesler geldiğini ve bu durumun kendisini çok korkuttuğunu söyleyen Münir Özkul, 1970 yılında Abdi İpekçi'ye verdiği söyleşide ruhsal durumu ve Freud'a olan ilgisini şöyle anlatmıştı:

"Kendini başkalarına beğendirme zorunluluğu hissediyor insan. Hem de farkına varmadan... Öyle ki sahnede samimiyetimi kaybettim. Bir takım ölçülere, bir takım kalıplara girmiştim. Çıkamadım işin içinden. Ve bu çocuksu mizacımın etkisiyle uyumsuzluklar yaşadım ve alkole sarıldım. Çok rahatlatıyordu beni. Sıkılganlığımı, kendimi küçük görüşümü, yaptığım işi beğenmeyişimi unutturuyordu. Ama bir süre sonra makine gibi olmaya başladım. İçimden gelen şeyler kayboldu. Yani aktör olmaya, meşhur olmaya hazırlanmış bir bünye değildi benim ki...
Çok bocaladım, sarsıldım. Gitmediğim doktor, yatmadığım hastane kalmadı. Hastane duvarlarının içine girdiğim zaman kendimi rahat, emniyette hissediyordum. Fakat dışarı çıktığımda toplumun o baskısı var ya... Bir sanatçı olarak sevilme zorunluluğu. Çalışmak zorunluluğunu sırtımda hisseder hissetmez o çocuksu bünyem paniğe kapılıyor ve hemen içki şişelerine sarılıyordum. Freud alkolikler için şöyle diyor; 'Küçükten beri kafasında kurduğu dünya ile gerçek dünya arasında öyle bir uçurum vardır ki, bu uçurumu ancak içki, alkol gibi bir köprü ile birleştirebilir.' Bu tabir çok hoşuma gitti. Yani, gerçek dünyaya çıkar çıkmaz bocalıyordum, alkole sarılıyordum. Bu, sanatçıların çok başına gelen bir şey. Sevilmek istiyoruz, yani toplumdan bir şeyler bekliyoruz, biraz takdir bekliyoruz. Olmuyor, gelmiyor... Sonra nasıl oldu bilmiyorum, evime çekildim. Ve her şeye merak sardım. 'Acaba şizofrenide başlangıç olan gaipten duyulan ses nedir?' gibi konuları merak ettim. Hiçbir doktordan fayda göremeyeceğimi anladım. Ben de psikanaliz tekniğini öğrendim ve kendi kendime o kontağı kurdum. Karımın da yardımıyla tabii...

Otoanaliz yapmaya karar verdim sonra... Freud da diyor ya 'Ses duymak benliğin ikiye bölünmesidir!' Nefis muhasebesini yüksek sesle yaptım. Ve ben bu sesleri duydum... Sonra bir ara gururumu kırmak için bir kendime bir ceza düşündüm... Gururumu, şımarıklığımı yok etmek için saçlarımı kazıttım. Çok feci bir şey toplumda öyle gezmek... Ve ben öyle gezdim. Bu sayede epey nefsimi kırdım." sözlerini söyledi.

07 Kas 2021 - 15:04 - Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak haberkipi.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan haberkipi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler haberkipi.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı haberkipi.com değil haberi geçen ajanstır.


Ankara Markaları

haberkipi.com, Ankara ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (312) 336 17 56
Reklam bilgi


Anket Size göre "Mutluluk Kaynağım" dediğiniz değer nedir?